Aşı karşıtlığı anketinden çarpıcı sonuçlar!

GİMDES’in çocuklara aşı yapılması konusunda yaptığı anket, aşı yaptırmayı reddeden insanların sayısındaki artışı ortaya koydu. CHP’li Gamze Taşcıer ise aşı karşıtlığının toplum sağlığını tehdit eder boyuta ulaştığı uyarısında bulundu.

Aşı karşıtlığı anketinden çarpıcı sonuçlar çıktı. GİMDES’in çocuklara aşı yapılması konusunda yaptığı anket, aşı yaptırmayı reddeden insanların sayısındaki artışı ortaya koydu. CHP’li Gamze Taşcıer ise konuyu TBMM gündemine taşıyarak, aşı karşıtlığının toplum sağlığını tehdit eder boyuta ulaştığı uyarısında bulundu.

Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalama Araştırmaları Derneği (GİMDES), aşı yaptırma konusunda kamuoyunun görüş ve faaliyetlerinin ölçülmesi amacıyla 623 katılımcı ile bir anket yaptı.

Aşı karşıtlığı anketi sonuçları

Katılımcıların 18-45 yaş arasındaki ebeveynler olduğu anketin soruları, yüzde 85 anneler, yüzde 10 ebeveynler, yüzde 5 babalar tarafından yanıtlandı.

“Çocuğunuza aşı yaptırmama sebebiniz nedir?” sorusuna katılımcıların yüzde 93’ü “İçeriğinin güvenilir olmaması, içeriğinin helal olmaması, içeriğinin sağlıklı olmaması”, yüzde 3’ü “Çevresel Duyum”, yüzde 4’ü ise “Doktor Tavsiyesi” yanıtını verdi.

“Aşı yaptırmadığınızdan dolayı çocuğunuzda herhangi bir hastalık/rahatsızlık meydana geldi mi?” sorusuna ise katılımcıların yüzde 100’ü “Hayır” karşılığını verdi.

“Aşı yaptırmama kararınıza çevrenizdekilerin tepkileri nasıl oldu?” sorusuna verilen yanıtlar, aşı karşıtlığının toplumda kabul görmediğini ortaya koydu. Soruyu katılımcıların yüzde 30’u “Olumlu karşılandı” yanıtını verirken, yüzde 60’ı “Olumsuz tepki gösterildi”, yüzde 10’u ise “Tepki gösterilmedi” şeklinde yanıtladı.

GİMDES Başkanı’na göre tehlike yok!

Anket ile ilgili değerlendirmelerde bulunan GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, kamu destekli reklamlarda aşı yaptırmayı reddeden insanların sayısının tehlikeli boyutlara çıktığını yana yakıla anlatıldığını belirterek, “Öyle bir algılama yapmaya çalışıyorlar ki sanırsınız aşı yaptırmayı reddedenler yüzünden salgın hastalıklar tehlikeli boyutlara gelmiş. Halbuki yok öyle bir şey. Aşı yaptırılmayan çocuklarımız sağlıklı bir şekilde büyümeye devam ediyorlar” ifadelerini kullandı.

“İthal ettikleri aşılar depolarda kaldı”

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre 2011 yılında Türkiye’de 183 aile aşı yaptırmayı reddederken, 2017 yılında 23 bin ailenin aşı yaptırmayı reddettiğini vurgulayan Büyüközer, şunları söyledi:

“Devlet ve özel sektörün milyonlarca dolar ödeyerek ithal ettikleri aşılar depolarda kaldı. Bu sebepten, reddetmenin tehlikeli boyuta çıktığını ekranlarda ağlamaklı edalarla anlatıyorlar. Nedense bu kamu yararlı reklam haberlerinde aşıyı gerekli gören çocuklu annelerin röportajlarını ballandıra ballandıra koyarlarken, reddeden annelerle yapılmış bir tek röportaj yayınlamıyorlar. Aşı yaptırmadıkları için çocuklarının daha sağlıklı büyümeye devam ettiklerini duymaktan mı korkuyorlar? Bu aşı olayı yıllardır dünyanın da gündeminde.”

“O maddeyi bir hayvana enjekte ederseniz beyninde hasar oluşur”

Thimerosal maddesiyle ilgili en çarpıcı açıklamayı civa zehirlenmesi konusunda dünyanın sayılı otoritelerinden biri olarak kabul edilen Kentucky Üniversitesi Kimya Bölümü başkanı Boyd Haley yaptığını kaydeden Büyüközer, “Bu maddeyi bir hayvana enjekte ederseniz beyninde hasar oluşur. Canlı bir dokuya enjekte ederseniz hücreleri ölür. Tüm bunları bilip de minik bebeklere bu maddeyi enjekte etmek şok edici bir hatadır” ifadelerini kullandı.

Rusya’da 20 yıl önce yasaklanan thimerosal adlı maddeyi, geçen yıllarda Danimarka, Avusturya, Japonya, İngiltere ve İskandinav ülkelerinin de aşılarından çıkardığı bilgisini veren GİMDES Başkanı, şöyle devam etti:

“Ancak, Türkiye’de bebeğin doğumundan ilkokul 5’inci sınıfa kadar uygulanan tüm karma aşılarda (DBT, DT, Td, TT, Hepatit) thimerosal var. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye her yıl çocukları difteri, boğmaca, tetanos ve sarılıktan korumak için 40 milyon doz aşı ithal ediyor. Aşıların yüzde 60’i Bakanlık’ça getiriliyor.

Thimerosal konusunda dünyada bir tartışma var. Ortadaki bu risk yüzünden ABD, İngiltere ve Avustralya gibi ülkelerde bu kullanılmamaya başlandı. Eğer gelişmiş ülkelerde bu madde kullanılmıyorsa Türkiye’de de kullanılmaması gerekir. Sağlık açısından maliyet düşünülmemeli. Yetkilileri buradan ikaz ediyoruz. Gerekli koruma tedbirlerini alsınlar. Aşıların satışlarının düşmeye devam ettiğini görürlerse bu uluslararası aşı ve ilaç mafyası, laboratuvarlarında yetiştirdikleri mikropları ülkemize şırınga ederek suni hastalık salgınları oluşturabilirler. Yüzlerce evde yaşayan Amerikalı çocuklara yönelik yeni bir araştırmada, aşılanmamış çocuklara kıyasla aşılanan çocukların aşağıdaki hastalıkları geliştirme olasılıkları daha yüksek bulunmuştur.”

Dr. Büyüközer yetkililere, “İlgili kurum ve kuruluşlara madalyonun bir de bu tarafı görmelerini tavsiye ediyoruz” diye seslendi.

REKLAM

‘’Yağlar tüm canlı formların canlılık fonksiyonlarının, büyümenin ve güneşi kullanabilmenin hâkim şartıdır. Yanlış yağlarla (rafine yağlar) tahrip edilmiş bir insana vitamin, mineral, iz minareller, vs. ile yardımcı olabilme imkânı yoktur. İnsanlara yardımcı olmak istiyorsak, vücuttaki tahribatın sebeplerini (rafine yağlar) görmeliyiz.’’
Dr. Johanna Budwig’in KANSER Problem ve Çözümü isimli eserinden tercüme!

Aşı karşıtlığı toplum sağlığını tehdit ediyor

CHP Ankara Milletvekili ve Parti Meclisi üyesi Ecz. Gamze Taşcıer, son zamanlarda giderek artan aşı karşıtlığını Meclis gündemine taşıdı. Aşılamanın özellikle salgın hastalıklara karşı toplumun tüm fertlerine yönelik bir koruyucu sağlık önlemi olduğunu belirten Taşcıer, Meclis’e sunduğu araştırma önergesinde, aşı karşıtlığının toplum sağlığı için çok büyük bir tehdit olduğunu ifade etti.

Meclis Başkanlığına sunduğu araştırma önergesinde, hastalıkların en çok etkilediği yaş aralıklarından olan çocuklarda aşılamanın en önemli sağlık uygulamalarından biri olduğunu ifade eden Taşcıer, tüm bilimsel verilere göre aşıların önlenebilir hastalıklarda büyük faydası olduğunu ve çocuk ölümlerini engellediğini belirtti. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) istatistiklerini paylaşan Taşcıer, “Önlenebilir altı hastalık, boğmaca, difteri, tetanos, kızamık, çocuk felci ve verem sebebiyle tüm dünyada gerçekleşen çocuk ölümleri 1989 yılında 5 milyon civarında iken, gelişen aşılama uygulamaları sayesinde bu oran günümüzde 100 bin dolaylarına gerilemiştir. Gerçekleşen çocuk ölümlerinin çok büyük bir çoğunluğu da aşısız çocuklardan oluşmaktadır.” ifadelerini kullandı.

“Aşı sadece kişiyi değil, toplumun tüm fertlerini korur”

Aşılamanın en önemli unsurunun toplum sağlığının ve bağışıklığının sağlanması olduğunu ifade eden Gamze Taşcıer, “Aşılama sayesinde, salgın olasılıkları çok ciddi oranda azaltılabilmekte ve toplumun tüm fertleri korunabilmektedir. Ancak son zamanlarda, toplumun bazı üyelerinde aşı karşıtlığı görülmeye başlanmıştır. Çocuklarına aşı yapılmasına karşı çıkan ebeveynler, açıkça halk sağlığını tehlikeye düşürmektedir. Söz konusu karşıtlığın büyümesi, zaman içinde salgın hastalıkların baş göstermesine neden olacak ve toplumun kırılgan kesimleri başta olmak üzere, tüm halkımızın hayatını riske atacak bir tehdide neden olacaktır.” ifadelerini kullandı.

“Aşı karşıtlığı çok bilinen yanlışlara dayanıyor”

Bu yıl 23 bini aşkın ailenin çocuğuna aşı yapılmasına karşı çıktığını belirten Taşcıer, “Aşılar hakkında adeta ‘çok bilinen yanlışlar’ haline gelen nedenlerle önemli sayıda ebeveyn çocuklarına aşı yaptırmıyor. Aşıların otizme yol açtığı gibi hiçbir bilimsel veriye dayanmayan inanışlarla, içinde domuz kanı olduğu gibi gerçek dışı bilgilerle ve aşının içindeki maddelerin insan vücuduna zararı olduğu düşüncesi gibi yanlış bilgilerle aşı karşıtlığı giderek büyüyor. Bu durum sadece aşı yapılmayan çocukları değil, tüm toplumumuzun sağlığını tehlikeye atıyor. Halk sağlığı söz konusu olduğunda bireyci yaklaşımlar bir tehdide dönüşebiliyor.” dedi.

Türk Tabipleri Birliği Etik Kurulu’nun konuyla ilgili görüşünü hatırlatan Taşcıer, “Günden güne büyüyen aşı karşıtlığına karşı, Devletin asli görevini yerine getirme noktasında, gerekli araştırmaların yapılmasının yanında, yasal düzenlemelere de ihtiyaç olduğu açıktır.” ifadelerini kullandı.

CHP’li Gamze Taşcıer önergesinde, toplumda yayılan aşı karşıtlığının nedenlerinin araştırılması, söz konusu karşıtlığın toplum sağlığı ve bağışıklığı üzerinde yaratacağı olası sonuçların ortaya çıkarılması, konunun uzmanlarından gelecek katkılarla alınabilecek önlemlerin belirlenmesi ve aşı karşıtlığının halk sağlığına yarattığı tehdit daha da derinleşmeden yapılacak yasal düzenlemeler konusunda görüşlerin tespit edilmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi.

İHA

Sağlık ve Sen: Sağlık ve Sen aşılarn ciddi riskler barındırdığını, önü alınamıyan 60.000 hastalığın sebepleri arasında aşılarn payının ciddi araştırılması gerektiğini, ayrıca sayıları 8,5 milyonu aşan engellinin engelliliklerinde aşıların tuttuğu yerin incelenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Taraf olmamız söz konusu olursa aşı karşıtları arasında kendimize yer buluruz.

 

Kaynak: https://www.gidahatti.com/asi-karsitligi-anketinden-carpici-sonuclar-133733/